Zira direniş haklı ve onurludur

  • 09:05 9 Eylül 2018
  • İçerden Mektuplar
Zerya Saraç 
 
"Benim bir düşmanım var ama gücü benimkine eşit değil. Zira direniş haklı ve onurludur."
 
“Düşmanım yok ey Tanrı ama eğer bir düşmanım olması gerekiyorsa, gücü benimkine eşit olsun ki doğruluk tek başına galip gelsin” diyor büyük şair Halil Cibran. Büyük usta doğru söyler… Benim bir düşmanım var ama gücü benimkine eşit değil. Bu yüzden hakikat galip gelemeyecek belki fakat hakikat tüm zulme karşı direnenlerin yüreğinde olacak. Ve galip geldiği, yakaladığı zaferi hakikat tutkusuyla dolu yürekleriyle birlikte tarihe iz düşürmeyi başaracaktır. Zira direniş haklı ve onurludur. 
 
Gebze Kadın Cezaevi’nde 80 PKK ve PJAK’lı tutsak bulunmaktayız. Her birimiz ruhumuz ve direnişimizle bu hızlı direnişe ulaşmak, sesimizi duyurmak istiyoruz. Son bir haftadır yaptığımız eylemsellikler şöyle: Almanya Fransa Rusya ve ABD Konsolosluk ve Büyükelçiliklerine yazdık. Yine BM yetkililerine yazdık. Yazışmalarımızın içeriği daha çok Türk Devleti’nin Efrin’i işgal harekatına karşı sessiz kalmalarını eleştiren uluslararası hukukun çiğnendiği ve bu yönlü politikaların tekrar gözden geçirmelerine dönüktü. Yine 11 Mart’tan bu yana 3 kez kapı vurma eylemi yaptık. Yine bileklik yapıp sattık. Kampanyamız bir aylık süreyi kapsıyor. Elde ettiğimiz parayı Efrin’deki halkımıza yollayacağız. Küçüktür belki ama sembolik olarak anlamı büyüktür halkımız nezdinde. Son olarak Erdoğan ve Bahçeli’nin aralarında kurdukları ittifakı ve yürüttükleri savaş politikalarından dolayı Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Bunun nedeni iç hukuku tüketip AİHM’e taşıyabilmektir. Hepimizin yüreği Efrin’de ki direnişle birlikte atmaktadır. Eylemselliklerimiz yaratıcılığımızı koruyarak büyüyecektir. Daha fazlasını yapmak arzumuzdur. Şartlar ve koşullar buna engel. Kapılara vurarak çıkarttığımız ses, yine çağlayan nehirlerin sesine benzeyen zılgıtlarımız ve özgürlüğe söylenen türkülerimiz ve direnişe duran halaylarımızla direnişin ruhunu diri tutup dikdörtgen havalandırmalarımızdan gökyüzünün sonsuz maviliğine savuruyoruz seslerimizi ulaştırabilsin diye direnişin kalesine ve mevzilerdeki yoldaşlarımıza…
 
Kürt halkı yüz yıl daha statüsüzlüğe mahkum edilmek isteniyor. Buna asla müsaade etmeyeceğiz. 
 
Kendi öz gücü ve iradesiyle bir devletin ordusuna (NATO’nun ikinci büyük  ordusu) çağın bütün gelişmiş teknolojik silahlarına karşı 2 ay direnen, bugün de direnişini devam ettiren özgürlük savunucularının büyük fedai ruhlarının önünde saygıyla eğiliyoruz. Onlar dayatılan köleliği kabul etmeyerek özgürlüğün onursal savunuculuğunun meşalesini göklere bir kez daha yükseltmiştir. Bizlere düşen o onursal meşaleyi her daim göklerde tutmaktır.”
 
Gebze Kadın Kapalı Cezaevi