Yarattıkları erkek dünyasını bozduk: Bu da rahatsız etti

  • 09:01 26 Kasım 2018
  • Güncel
VAN - Kayyım atandıktan sonra kapatılan Van Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikalar Daire Başkanı Sevgi Özdinç, 2 yıllık süre zarfında yürüttükleri çalışmalarla bir model oluşturduklarını belirterek, “Bu çalışmalarımız rahatsız etti. Kendi yarattıkları bir erkek dünyası vardı ancak biz bunu bozduk. Bundandır ki kayyımların ilk icraatı bunu yok etmeye çalışmak oldu” dedi.
 
Demokratik Bölgeler Partili (DBP) belediyelere atanan kayyımlar ilk icraat olarak kadın kazanımlarını hedef alırken, bu kazanımların başında ise Kadın Politikaları Daire Başkanlıkları geliyordu. Van Büyükşehir Belediyesi’ne atanın kayyım da, göreve gelir gelmez Kadın Politikaları Daire Başkanlığı çalışanlarını ihraç etti, çalışmalarını durdurdu. Daire Başkanı Sevgi Özdinç, o dönem yürüttükleri çalışmaları anlatarak süreci değerlendirdi.
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Belediyesi bünyesinde nüfusa bağlı olarak Kadın Politikaları Daire Başkanlığı kurulduğunu, diğer il ve ilçelerde nüfusa bağlı olarak Kadın Politikaları Müdürlükleri ve birimlerinin kurulduğunu aktaran Sevgi, “İlk etapta Kadın Yaşam Merkezi’ni kurduk. Sonrasında Kadın Sığınma Evi’ni açtık. Daha sonra ise İlk Adım İstasyonları, Danışma Merkezleri, Alo Şiddet Hattı ve birçok kurum açtık ama ilk çalışmamızı Kadın Yaşam Merkezi üzerinden yürüttük. Kadın Yaşam Merkezi, Van Belediyesi büyükşehir olmadan önce açılmış bir merkezdi. Büyük bir kompleks olarak hazırlanmıştı. Orada çeşitli atölyeler kurulmuştu. Eğitimler düzenleniyordu” diye belirtti.
 
‘Yurt dışına ürün yolluyorduk’
 
Kadın Politikaları Daire Başkanlığı’nın eğitim, ekonomi ve şiddet olarak 3 müdürlüğünün bulunduğunu aktaran Sevgi, Kadın Yaşam Merkezi’nin içerisindeki atölyelerin Ekonomi Müdürlüğü bünyesindeki çalışma olduğunu dile getirdi. Sevgi, “Tekstil, kilim, resim, el sanatları ve gümüş atölyesi kurduk. Müzik çalışmaları yapıyorduk. O bölgede yoğun bir kadın potansiyeli vardı ve bütün atölyelerimiz çok kalabalık ve yoğun geçiyordu. Bu atölyelerimizin hepsinde deneyimli hocalarımız da vardı. Yine bu hocalarımız da belediye bünyesinde çalışıyordu. Kadın Yaşam Merkezi’nde 53 kadınla beraber çalışıyorduk. Kayyım atandıktan sonra 8 Mart 2017’de 53 kadın hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldı. Atölyelerimiz artık üretim aşmasına geçmişti. Ciddi bir üretim vardı. Yurtdışına da ürün yolluyorduk. İnsanlar artık ürettiklerini görebiliyor, maddi bir gelir sağlıyorlardı. Merkez bünyesindeki atölyelerde kadınlar ne yapabildiklerini gördükten sonra kendi atölyelerini kurup, bir gelir kazansın istedik” ifadelerini kullandı. 
 
‘Yürüttüğümüz çalışma bir modeldi’
 
Şiddet birimi içinde sığınmaevi kurduklarını vurgulayan Sevgi, bu sığınmaevinin bir model olduğunu kaydetti. Sevgi, “Türkiye’de ya da Kürdistan’da böyle bir modelin benzeri yoktu. Sığınmaevi de tamamıyla üretime dayalı bir yerdi. Çünkü oraya gelen kadınları dört duvar arasına hapsetmek istemedik. Kadınlar şiddetten kaçıyordu ve ilk olarak güvenliklerini sağlamak gerekiyordu. Daha sonra da bu kadınların güçlendirilmesi gerekiyordu. Biz orada okuma yazma eğitimleri vermeye başladık. Çocuklarıyla gelen kadınlar için çocuk oyun odaları oluşturduk. Çocuklarla odalarında çocuk gelişimci arkadaşlar ilgileniyordu. Daha sonrasında tarım faaliyetleri yürüttük. Bir seramız vardı. Kadınlar orada sebze, meyve ekiyordu ve oradan bir gelir sağlıyordu. Biz orada yalnızca aracıydık. Oradan da kadınlar güçlenerek çıktı. Eğitim alanında da ciddi çalışmalar yürütüyorduk. Mahallelerde, ilçelerde hijyen, farkındalık, toplumsal cinsiyet eğitimleri veriyorduk. Ulaşabildiğimiz her yere gitmeye, kadınlarla buluşmaya çalışıyorduk. Haftada iki veya üç eğitim düzenliyorduk. Bu eğitimler yalnızca kadınlara yönelik olmuyordu. Örneğin Gevaş’da cezaevinde erkeklere toplumsal cinsiyet eğitimleri verdik. Bu tarz çalışmalara da başlamıştık” dedi. 
 
‘Kayyım atanmasaydı ciddi faaliyetler yürütülecekti’
 
Kayyım atanır atanmaz sığınmaevinin kapatıldığını anımsatan Sevgi, daha sonra açtıkları Alo Şiddet Hattı’nın da kapatıldığını belirtti. Sevgi, şöyle devam etti: “Erciş’te Kadın Danışma Merkezi açtık. Orada da çocuklar için alanlarımızı kurduk. Henüz tadilat aşamasını yeni tamamlamışken kayyım atandı ve orası da kapatıldı. İlk adım istasyonu oluşturduk. Sığınmaevine başvuran kadınlar ilk başta başka bir yerde geçici konaklama sağlamalı ki başvurusu alınsın, araştırılsın diye. Bu İlk Adım İstasyonları o görevi üstleniyordu. Haftada bir kadın doğum evine anne-çocuk sağlık paketleri gönderiyorduk. Her hafta 100-150 paket gönderiliyordu. Tabii oradaki ihtiyaca göre bu artabiliyordu. Çalışma yürüttüğümüz 2 yılda bunların hepsinin temelini attık. Tam faaliyete geçtik bir şeyler yapmaya değiştirmeye başladık kayyım atandı. Kayyım atanmasaydı şu an Alo Şiddet Hattı, Danışma Merkezi, İlk Adım İstasyonları, Sığınmaevi, Kadın Yaşam Merkezi üzerinden ciddi faaliyetler yürütecektik.” 
 
‘Yarattıkları erkek dünyasını bozduk’
 
Çalışmalarında birçok kadına dokunma, ulaşma imkanı sağladıklarını, gelen tüm kadınların değişim, dönüşüm ve üretimde bulunmak, meslek edinmek için büyük bir heyecan yaşadığının altını çizen Sevgi, “Tekstil alanında çalışan birçok kadın arkadaş mahallelerinde kendi atölyelerini kurdu. Okuma yazma öğrendiler bu çok önemliydi onlar için. Her bir çalışmamızda kadın özne haline geldi. Kadınlar ne istediklerini biliyorlardı. Bildikleri için de istedikleri alana yönelip oradan güçlenerek çıkıyorlardı. Yalnızca şiddet birimine bile yılda 500 kadın başvuru yaptı. Bu azımsanacak bir sayı değil. Çok ciddi bir sirkülasyon vardı. Her bir atölyeye günlük devamlı gelen 10-15 kadın vardı. Ciddi bir faaliyet sürecindeyken kayyımla beraber kesildi. Çalışma sürecimizde birçok yol ve yöntem denedik. Yürüttüğümüz çalışma bir modeldi. Önümüzde başka bir çalışma yoktu. Bu açıdan deneme yanılma yaptık. Tabii bu çalışmalarımızdan rahatsız oldular. Kendi yarattıkları bir erkek dünyası vardı ancak biz bunu bozduk. Kadınlar alandaydı kadınlar her yerdeydi. Biz güçlüydük ve onların içerisindeydik bu da onları rahatsız etti. Bundandır ki kayyımların ilk icraatı kadın kazanımlarını yok etmeye çalışmak oldu” dedi.