12 yaşında 13 kurşunla katledilen Uğur'un failleri hala dışarda

  • 10:05 20 Kasım 2018
  • Güncel
MARDİN - Uğur Kaymaz'ın Kızıltepe'de babası ile birlikte polisler tarafından katledilmesinin üzerinden geçen 14 yılda failler halen dışarda. Eşi ve çocuğunun acısını halen ilk günkü gibi taşıyan Makbule Kaymaz, "Benim çocuğum ne yapmıştı?" diye sorarak faillerin yargılanmasını istedi.       
 
Mardin'in Kızıltepe ilçesinde, 21 Kasım 2004 tarihinde evlerinin önünde polisler tarafından katledilen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ve babası Ahmet Kaymaz'ın katledilişlerinin üzerinden 14 yıl geçti. 13 kurşunla katledilen ve yanına bırakılan Kalaşnikof marka silah ile "Eylem hazırlığındaki terörist" olarak kamuoyuna yansıtılmak istenilen Uğur ve babasının failleri halen ortaya çıkarılmadı.  
 
Annesi ihraç edildi, anısına dikilen heykel kaldırıldı
 
Uğur ve babası katledildikten sonra ailesine yönelik baskılar da devam etti. Kızıltepe Belediyesine bağlı Eğitim Destek Evi'nde 12 yıl temizlik işçisi olarak çalışan Uğur'un annesi Makbule Kaymaz, oğlu ve eşinin öldürülmesinin yıl dönümünde Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden ihraç edildi. Uğur'un anısına ilçe merkezinde yapılan avuçlarında güvercin bulunan iki çocuk heykeli ise belediyeye atanan Kayyım Ahmet Odabaşı'nın talimatı ile 11 Haziran 2017'de kaldırıldı. Kaldırılan heykelin bulunduğu yere ise saat kulesi dikildi.
 
'O melek gibi bir çocuktu…'
 
Eşi ve çocuğunun katledilişlerinin üzerinden geçen 14 yılda acısı halen taze olan Makbule, "Benim çocuğum ne yapmıştı? O daha bir çocuktu" demeye devam ediyor. Makbule, "Uğur hiç çocuklara karışmazdı. O melek gibi bir çocuktu. Çok sessiz ve sakin bir çocuktu. Eşim Ahmet de öyleydi, hiçbir zaman kimseye zararı olmazdı" diyor.  
 
'Hiçbir zaman acım hafiflemeyecek'
 
Her 21 Kasım geldiğinde o günleri tekrardan yaşadığını söyleyen Makbule, "Acım o günkü gibi tazeleniyor. Ben artık hiçbir çocuğun öldürülmesini istemiyorum ve katillerin cezalandırılmasını istiyorum. 12 yaşındaki bir çocuk nasıl terörist oluyor. Biz artık savaşın olmasını istemiyoruz. Her yıl bu zamanlar acılar içimde kanıyor. Biz çocuklarımız onlar öldürsün diye dünyaya getirmiyoruz ve büyütmüyoruz. Uğur'un ve eşim katledildikten sonra psikolojim bozuldu. 2 çocuğuma tutunarak hayata tutunuyorum. Hiçbir zaman acım hafiflemeyecek" diye belirtiyor. 
 
'Uğur'un heykeline de tahammül edemediler'
 
Makbule, Kızıltepe Belediyesi'ne kayyım atandıktan sonra Uğur'un heykelinin kaldırılmasına da değinerek şunları kaydediyor: "Heykelin kaldırılması ile Uğur'u ikinci bir defa katlettiler. Uğur'un heykeline de tahammül edemediler. Diğer yandan belediyede çalıştığım zaman bana 'teröristlere yardım ediyorsun' denilerek işten attılar. İşten atılmamın Uğur'un ölüm yıldönümüne denk gelmesi tesadüf değil, bu tamamen planlanmış bir şeydi."    
 
'Benim çocuğum ne yapmıştı?'
 
Uğur ve babasını katledenlerin halen bulunmamasına dikkat çeken Makbule, faillerin dışarıda elini kolunu sallayarak dolaşıyor olmalarına tepki gösterdi. "Benim çocuğum ne yapmıştı?" diye tekrar tekrar soran Makbule, "Tarif edilmez bir acı benimkisi. Barış olmasını ve adaletin yerine gelmesini istiyoruz. Çocuklarımız öldürülmesin. Ciğerimiz yandı. Her gün onları hatırlıyorum. Kimse çocukların haklarını sormuyor. Ben her gün bu acı ile uyanıyorum. Bize tazminat ödenmek istendi, ama biz bunu kabul etmedik. Bize para vererek bu olayın üstünü kapatmaya çalışıyorlar. Ama biz buna izin vermeyeceğiz" diyor. 
 
Davanın geçmişi
 
Uğur ve Ahmet Kaymaz'ın katledilmesine ilişkin 4 polis hakkında Mardin Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava "güvenlik" gerekçesiyle Eskişehir'e alındı. Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi "Meşru müdafaada bulundukları" gerekçesiyle tüm polislerin beraatına karar verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı oy birliğiyle verilen kararı onadı.
 İç hukuk yollarının tükenmesinin ardından, avukatlar davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıdı. Olay hakkında AİHM, Türkiye'den savunma istedi. 2014 yılının Şubat ayında kararını veren AİHM, Uğur ve babasının katledilmesine ilişkin "Yaşam haklarının ihlal edildiği" yönünde karar vererek Türkiye'yi toplam 70 bin avro maddi, 70 bin avro manevi tazminat ödemeye mahkum etti. 
 
Başvuru AYM'de bekliyor
 
Kararın ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) Mardin Şubesine bağlı avukatlar, yargılanmanın yenilenmesi talebiyle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine başvuruda bulundu. Mahkeme başvuruyu herhangi bir gerekçe göstermeden reddetti. Daha sonra Anayasa Mahkemesine (AYM) taşınan karar hakkında ise şu ana kadar herhangi bir gelişme yaşanmadı.