Erkek egemen düzenin çaldığı yaşamlar: Hesap verecekler

  • 09:08 13 Kasım 2018
  • Güncel
Şehriban Abi-Zeynep Turgut
 
VAN/HAKKARİ - Çocuk yaşta evlendirilerek yıllarca aile içi şiddet ve sistematik şiddete maruz kalan Z.E., Naciye Yalçın ve Ümmü Gülsüm, geleceklerini çalan erkek egemen düzene karşı şu mesajı veriyor: “25 Kasım şiddete uğrayan kadınlara direnişi müjdeleyen gün. Kadının örgütlülüğünden korkuyorlar. Katleden zihniyet hesap verecek.”
 
AKP iktidarının toplumsal cinsiyet rollerini pekiştiren politikaları nedeniyle şiddet yüzde bin 400 artarken, çocuk yaşta evlendirme ve istismardaki artış bu politikaların en önemli sonuçlarından biri. Naciye Yalçın ve Z.E., 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü yaklaşırken, çocuk yaşta evlendirilerek hem istismara hem de şiddete maruz bırakılan binlerce kadından sadece ikisi. 
 
‘Hamileliğime o kadar yabancıydım ki’
 
14 yaşında kendisinden 15 yaş büyük bir erkekle evlendirilen Z.E., yıllarca erkeğin sistematik şiddetine maruz kalıyor. Çocuklarını da şiddet ortamında büyütmek zorunda kalan Z.E., “Kendim daha çocukken, hamile kaldım. Hamileliğime o kadar yabancıydım ki. Doğurduktan sonra da ona bakmak zorunda olduğumu düşünemiyordum. Bebeğim süt isterken, ben başka birinin ona süt vermesini bekliyordum. Meme vermeyi bilmediğim için çocuğum geceleri hiç uyumuyordu. Ben çocuğun açlıktan uyuyamadığını fark edemiyordum bile. Bu haliyle 5 çocuk doğurdum" diyor. 
 
Evlendirildiği erkek tarafından ilk günden itibaren fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan Z.E., “Bana ‘seni istemiyorum’ deyip evden kovuyordu. Ben de onu istemiyordum. Fakat çocuklarımı ona bırakamazdım. Çünkü ona güvenmiyordum. Bir erkek eşine iyi davranmıyorsa çocuklarına karşı da aynı şiddeti uygular. Uzun bir zaman boyunca kimselere anlatamadım. Eve gelmiyordu, çocukların ihtiyaçlarını karşılamıyordu” diye anlatıyor. 
 
Boşanmaya karşı çocuklarıyla tehdit ediyor
 
Maruz kaldığı sistematik şiddete karşı boşanmak istediğini fakat eşinin boşanmadığını kaydeden  Z.E., "Ondan boşanmak istediğimi söylediğimde 'seni asla bırakmam iki elim yakanda' sözlerini kullanıyor, sürekli çocuklarımı almakla tehdit ediyor. Ben de gündelik temizliğe gidiyorum. Bahçe temizliğini yapıyorum. Kışın ise komşuların kömürlerini poşetliyorum. Bu şekilde kimseye muhtaç olmadan geçimimi sağlamaya çalışıyorum" ifadelerini kullanıyor. 
 
‘Yeter ki başarabileceğinize inanın’
 
Kadınların erkeklerden bir beklentisi olmadan kendi yaşamlarını kurması gerektiğini vurgulayan Z.E., 25 Kasım mesajını şöyle veriyor: "Erkek eşine ve çocuklarına bakmıyorsa, o erkekten bir şey beklemeyin, kendiniz ve çocuklarınız için çabalayın. Çalışın.  Şiddete karşı mücadele etsinler. Kadın isterse bütün zorlukların üstesinden gelir. Yeter ki başarabileceğinize inanın." 
 
‘Erkek egemen düzen benden çocukluğumu çaldı’
 
Çocuk yaşta evlendirilerek sistematik şiddete maruz bırakılan Naciye Yalçın da, yaşamı boyunca şiddete karşı direnen kadınlardan biri. 25 Kasım’ın kadınlara direnişi müjdeleyen bir gün olduğunu dile getiren Naciye, şiddete karşı mücadelenin kadın dayanışmasından geçtiğini söylüyor. Çocukluğunun erkek egemen düzen tarafından elinden alındığını belirten Naciye, hikayesinden bir kesiti şöyle anlatıyor: “Ben çocuk yaşta anne ve babamı kaybettim. Ekonomik olarak durumumuz iyi değildi. Çocuktuk ve hiçbir şeyin farkında değildik. Yaşadığımız her şey bize oyun gibi geliyordu. Kız çocuğu olduğumuzdan kaynaklı bize her şey yasaklanırdı ve ayıp görünürdü. Oyun oynayamıyorduk ama dayak yiyeceğimizi bile bile kaçar oynardık. Akşam eve döndüğümüzde ‘terbiye edilmediniz daha’ deyip şiddet uygularlardı. Daha 12 yaşındaydım ve beni zorla 30 yaşındaki biriyle evlendirdiler. Vura vura, döve döve imam nikahı kıydılar. Van’ın Başkale ilçesine yerleştim. Evlendirildiğim erkek ve babası şiddet uyguluyorlardı. Evdeki bütün ağır işler bana yaptırılıyordu. Çocuk olduğum için savunmasız kalıyordum. Erkek egemen düzen benden çocukluğumu çaldı.”
 
‘Dünyada da ahirette de onların başına bela olacağız’
 
25 Kasım’da tüm kadınları dayanışmaya çağıran Naciye, “Çocuk yaşta evliliklerin tek amacı kadının sesini kesmek. Şu anda bile hala kadınlar şiddete uğruyor, taciz, tecavüz saldırısına maruz bırakılıyor. Kadının örgütlülüğünden korkuyorlar. Kadının irade olması erkek egemen düzeni korkutuyor. 25 Kasım şiddete uğrayan kadınlara direnişin müjdeleyicisi oldu. Biz şiddetin, tacizin ve tecavüzün hesabını soracağız. Dünyada da ahirette de biz kadınlar erkek egemen zihniyetin başına bela olacağız. Katleden zihniyet hesap verecek. Şimdiden 25 Kasım’ı selamlayarak bütün kadınları kutluyorum” ifadelerini kullanıyor. 
 
Evlenmeyi bir ‘kurtuluş’ olarak gören Ümmü Gülsüm: Hataydı 
 
Aile içi şiddet nedeniyle evlenmeyi bir “kurtuluş” olarak gören Ümmü Gülsüm Pamuk ise, bu kez  evlendiği erkek tarafından 15 yıl boyunca sistematik şiddete maruz kalıyor. Bu süre içinde 5 çocuk dünyaya getiren Ümmü Gülsüm, her şeye rağmen yaşam mücadelesini sürdürüyor. Kadına yönelik şiddetin son bulması için 25 Kasım’da herkesin sokağa çıkması gerektiğini ifade eden Ümmü Gülsüm, “Şiddete karşı başka bir erkeğe sığınmak büyük bir hataydı. Kadın yine kadına sığınmalı ve birlikte mücadele etmeli” diyor.  
 
‘Defalarca intihar girişiminde bulundum’ 
 
 Evli kaldığı 15 yılı anlatan Ümmü Gülsüm, “Evde babam anneme ve bana sürekli şiddet uyguluyordu. Bu şiddetten kaynaklı defalarca intihar etmeye çalıştım. Yaşadığım bölgede kadına yönelik ciddi bir toplumsal baskı vardı. Bundan kaynaklı ben de babamın şiddetinden kaçarak çareyi bir erkekle evlenmekte buldum.  Kuzenimle evlendim. Evliliğimizin ilk yılında anne oldum. Önce ailesinden sonra da evlendiğim erkek tarafından şiddete maruz bırakıldım. Eşim madde bağımlısı ve alkol kullanıyordu. Çoğu zaman kullandığı maddelerden kaynaklı bana şiddet uyguluyordu” diye belirtiyor. 
 
‘Hiçbir erkeğin şiddetine boyun eğmeyin’
 
15 yıl boyunca şiddete karşı mücadele eden Ümmü Gülsüm, “Boşanamıyordum. Çünkü beni sürekli ölümle tehdit ediyordu. Çalışmıyordu, ‘çalışıp çocuklarına bak’ dediğim zaman tekrar şiddet uyguluyordu.  Kadınları koruyan, beni koruyacak, sığınacak bir yer arıyordum ama bulamıyordum. Yıllar sonra kendimde cesareti buldum. Kadınlara mesajım şu; 5 çocuk annesiyim eski eşim hiçbir şekilde bana destek olmuyor. Yalnız başıma yaşam mücadelesi veriyorum. Her şeyi tek başıma başardım. Kimse şiddete boyun eğmesin hiçbir kadın ‘yapamam’ demesin her kadın şiddete karşı mücadele verebilir. Şiddet gören kadınlar kendinize güvenin. Hiçbir erkeğin şiddetine boyun eğmeyin” diyor.